zeyno pekünlü

İş/Wok


























İş
Renkli video, 545', 2019
Tadımlık: https://vimeo.com/341765941

Zeyno Pekünlü ‘’İş’’ videosunda, sanat işinin üretiminin güncel koşullarıyla çalışma deneyiminin kendisini eş zamanlı ele alarak, işin sınırlarının muğlaklığına, geçirgenliğine işaret ediyor. Yakın zamanlı çalışmalarında gözünü çevirdiği YouTuber’ların kadrajını ödünç alıp bu defa kamerayı kendisine döndürüyor. Kişisel verilerin toplanmasının bir endişe kaynağı haline geldiği, elimizin altındaki teknolojinin aslında düşmanımız olabileceğine dair kaygıların ayyuka çıktığı bir zamanda, bizi bilgisayar başındaki tüm aktivitesini izlemeye davet ediyor. YouTuber’ların parlatılmış “gerçek hayat” anlatılarının karşısına “aslına sadık” bir gerçek hayat anlatısı iddiasıyla çıkıyor.

Sanatçının bilgisayar başında çalıştığı her ânı kayıt altına aldıktan sonra, olağan bir iş gününün temsili olarak kurguladığı dokuz saatlik video, günlük meşguliyetin ve üretim sürecinin sıradanlığını ifşa ediyor: ardı ardına dizilen emailler; hem sosyalleşme aracı, hem ücretli işin hızlı görülmesi, hem de kapalı kapının ardında sürüp giden ev işlerinin organizasyonu için kullanılan Whatsapp mesajları; gündemi takip etmek, küçük molalar vermek ya da insanları gizlice izlemek için sosyal medya platformlarında atılan turlar ve “İş”in kendisi birbirine karışıyor. İmaj dünyasında hegemonik olan hızlı geçişlere dayalı anlatım biçiminin aksine, işin üretim ve dolaşım aşamalarının barındırdığı sıçramalı, parçalanmış, karmaşık ve bir o kadar da görünmez süreçlere, anlatıcının/iş-çinin bedensel durağanlığına sabitlenmiş bir ekran ve mırıldanan faaliyetler vasıtasıyla tanıklık ediyoruz. İş deneyiminin dağınıklığı, düzensizliği, bölünmüşlüğü karşısında sanat emeğini yeniden üretim emeğinden, ücretli emekten veya boş zaman faaliyetlerden ayırdığına inanılan sınırlar kayboluyor. İşin zaman-mekânı genleşiyor.

Sanatçının üretim sürecindeki duygusal bağlantısızlığı, toplumsal ve politik alandaki gelişmeler karşısındaki kayıtsızlıkla iç içe ilerliyor. Politik şiddet haberleriyle magazin gündemine verilen tepki birbirinden ayırt edilemez hale geliyor. Ekran başında sabitlenerek farklı platformlar üzerinden dış dünya ile kurulan aşırı iletişim dünyaya bağlanamama hali olarak tezahür ediyor.      


Work
color video, 545', 2019
Extract: https://vimeo.com/341765941

On her video “Work”  SimultaneouslZeyno Pekünlü, deals with the contemporary conditions of the artwork’s production and the very experience of working, the artist points to the ambiguity and permeability of the work’s boundaries. She borrows from the frame of Youtubers, on which she has focused her attention in recent works, and turns the camera at herself this time. At a time when the collection of personal data has become a source of concern and worries have arisen concerning the fact that the technology at our disposal might actually be our enemy, she invites us to watch all her activity in front of the computer. She challenges the polished “real life” narratives of YouTubers with a claim of an “authentic” real life narrative.

The nine-hour video that the artist has edited to represent an ordinary working day after having recorded her every working moment in front of the computer exposes the ordinariness of daily work and production process: emails one after the other; Whatsapp messages used as a tool of socializing and to speed up the paid job as well as for the organization of housework going on behind closed doors; following the agenda and having small breaks or surfing on social media platforms in order to secretly watch people; all of these intermingle with the “Work” itself. In contrast to the way of narration depending on quick passages that dominate the image world, we witness the leaping, fragmented, complicated, and yet invisible process and the narrator/worker’s physical inertia by means of a fixed screen and murmuring of activities. In the presence of the untidiness, disorder and disunity of the work experience, the boundaries believed to separate the labour of art from the labour of reproduction, paid labour and leisure activities vanish. The time-space bounderies of work expands.

The emotional disconnectedness of the artist during the production process proceeds together with the indifference in the face of social and political developments. The reaction to news of political violence and tabloid agenda becomes indistinguishable. Excessive communication with the outside world via different platforms while being fixed in front of the screen manifests itself as a state of not being able to connect with the world

Yıpranan Yer/Worn Part





























Yıpranan Yer
Renkli video, 3’17’’, 2019


“Yıpranan Yer’’ film rulolarının üzerinde kalmış izleri bir araya getiren bir kolaj video. Gözümüze teknik bir hata olarak görünen bu izler aslında filmlerin zaman içinde gösterim ve dolaşım sıklığından kaynaklanan yıpranmanın kayıtları. Bu kolaj, sırtını dayadığı Türkiye’nin güncel durumuyla birlikte düşünüldüğünde, ilk bakışta tükenmişliği akla getirse de, filmin kolektif üretim ve seyri sırasında mekanlara, yollara, objelere, makinalara, insanlara temasıyla topladığı izlere sahip çıkıyor. Tekil olarak görünen her işin seyrinin ya da kullanımının yarattığı değeri açığa vuruyor.

Worn Part
Color video, 3’17’’, 2019

Extract:https://vimeo.com/341518821

“Worn Part”, is a collage video consisting of the traces of deformity on old film rolls. These traces that our eyes perceive as technical errors are actually the records of films being worn down due to the frequency of screening and circulation. Although the collage at first sight is reminiscent of exhaustion due to the current situation in Turkey that it leans on, it cares for the traces that the film has collected through its contact with the places, roads, objects, machines and people during its collective production and watching. It reveals the value of the watching or use of each work appearing as singular.




Pretty Furious Women






































Pretty Furious Women
Installation, 4 Digital Posters, 1 Hand Painted Poster, Video

In the past decade in Turkey, violence against women and murders for ‘honor killing’ escalated drastically. According to statistics, five women are murdered each day. People who murder women got remission and are freed after several years in prison. On the other hand, women who defend themselves or kill the perpetrator of violence against them are punished severely—even more so than their male counterparts. To fight against injustice, Turkish women began a new struggle recently, encouraging each other to defend themselves and gain their legal rights of self-defence.
Inspired from this phenomenon Pretty Furious Women project was designed for Jakarta Biennale. For three weeks, I have learned a traditional martial art called Beksi Silat. The learning process is retold in a series of B-movie-styled posters and a 3 minute movie trailler.



Bir Kadına Ürkütmeden Nasıl Dokunursunuz?/ How to properly touch a girl so you don’t creep her out?

























Bir Kadına Ürkütmeden Nasıl Dokunursunuz?

Renkli Video (bulunmuş görüntü), 2015
Tadımlık: https://vimeo.com/manage/153373045

“Bir Kadına Ürkütmeden Nasıl Dokunursunuz?” videosu Youtube arama motoruna “Nasıl kadınları tavlarım?” sorusu sorulduğunda karşımıza çıkan videolardan oluşturulmuş bir kolaj video. Hayat Koçları ve PUA’ler (Kadın Tavlama Sanatçıları) kendilerine özel ve herkesin erişimine açık Youtube kanalları üzerinden “Kadınlar ne ister?, Kadınlar üzerinde nasıl cazibe yaratabilirsiniz? Telefonlarını nasıl istemelisiniz? Kadını eve atabilmek için onu arkadaşlarından nasıl ayırmalısınız?, Bir kadını ürkütmeden ona nasıl dokunabilirsiniz?” vs. gibi soruların “sözde” cevaplarını paylaşıyorlar. Kendinden menkul hayat koçları, şaibeli uzmanlar ve PUA’ler (Pick-up Artist) kadın tavlama sanatının detaylarını anlatırken eril söylemin yeni ve popüler mecraları ortaya seriliyor.

How to properly touch a girl so you don’t creep her out?
Color Video (found footage), 19’ 10’’, 2015
Extract: https://vimeo.com/manage/153373045

The videos used in this work are the first videos that YouTube search engine suggests when “How to pick-up a girl?” question is typed. Life coaches and PUA’s (Pick-up Artists) share their “knowledge” on YouTube channels accessible to and free for everyone around the following questions: What do women want? How to attract women? How to ask their telephone numbers? How to “isolate” them in order to convince them going home with you? How to touch a woman without creeping her out? etc. While self-proclaimed life coaches, shady experts and PUAs give details of picking up women, new and popular mediums of masculine expression come forward.   



Kendine Ait Bir Banyo/ A Bathroom of One's Own























Kendine Ait Bir Banyo
Renkli Video (bulunmuş görüntü), 17’ 20’’, 2015
Tadımlık:https://vimeo.com/133651773

“Kendine Ait Bir Banyo” videosu bizi, herkesin erişimine açık web platformlarına gönüllü olarak yükledikleri videolar aracılığıyla erkeklerin banyolarına, dolayısıyla özel anlarına bakmaya davet ediyor. Çalışma, kullanıcıların saç tarama, kurutma, şekillendirmeyle ilgili tecrübelerini paylaştıkları YouTube videolarından oluşturulmuş bir kolaj video. Kameranın önünde dakikalarca saç şekillendirmenin püf noktalarını gösteren erkekler bir yandan sıradan bilginin gösterişli bir performansını sergilerken, diğer yandan güçle eşitlenen erkekliğin kırılganlığına ve erotizmine kendi açtıkları dikiz deliğinden bakmaya davet ediyorlar.

A bathroom of one’s own
Color Video (found footage), 17’ 20’’, 2015
The video “A bathroom of one’s own” sneaks into men’s bathrooms and have a peek to their intimate moments, which they voluntarily share on an open web platform. The work is a collage of various homemade videos that ordinary users upload on YouTube to share their experience about how to comp, dry, shape and style their hair. Those men, who show hair style techniques for minutes in front of the camera, not only present an imposing performance of casual information, but also invite us to their peep hole to observe the fragility and eroticism of manhood which is equalized to power.



At the Edge of all Possibles




























At the Edge of all Possibles
Lecture Performance, 2014

In his essay titled The Storyteller (1936), Walter Benjamin observes that he encounters storytellers less and less, claiming that information has superseded experience in the modern world. After 78 years, after the best and worst days of our lives, after a great resistance wherein many emotions have obtained new meanings, we found ourselves standing before a giant archive of analysis, texts, videos and images. “How to represent resistance or uprisings in an artistic field?” is an ongoing discussion since 2000's and there are a variety of trials around the subject. After the Gezi Uprising, we found ourselves engaged with the same question as well, in an increasing pace. Yet, personally, I was reflecting upon a possible "lack" by asking: "In this era of excessive information, is there anything left not represented?" Could this lack be the "epic side of the truth" (as Benjamin defined), the human story, emotions, and affects?


In this lecture performance, I would like to try going back to the basics of storytelling where the storyteller builds a story to preserve and spread the shared human experience: a story that anyone can connect without knowing the facts or where the events took place and the chronology; a story that can only exist within something bigger than one's existence, only in a moment in which the body and the self dissolve in the body of the resistance, in which there is no “I”, and “we” changes its meaning. The sole tool of the story would be the oldest tool of mankind’s experience sharing: the human voice.

Bildiğim Her Şey/ Everything I know

























Bildiğim her şey 
Kağıt üzerine dijital baskı, 2015

“Bildiğim Her Şey” bir insanın ömrü boyunca bildiği, unuttuğu, yeniden hatırladığı, öğrendiği her şeyin kaydını tutmaya çalışan ve imkansızlık sınırlarında dolaşan bir çalışma. Bilgiyle enformasyonun, özelle evrenselin, objektifle sübjektifin sınırlarının bulanıklaştığı bu çalışma bilgiyi hiçbir kategorizasyona tâbi tutmadan üst üste yığarak işlevsizleştiriyor. Bu biçare derleme çabası, bilme mefhumu üzerinden, toplumsal olanla bireysel olan arasındaki muhayyel ayrım çizgilerini sorgulamayı kışkırtıyor.   


Everything I know
Digital print on paper, 2015-ongoing

“Everything I Know”, which becomes near impossible, tries to keep track of things which anybody know, forget, remember and learn during their lifetime by noting down everything the artist knows.  Blurring lines between information and knowledge, special and universal, objective and subjective, this work disables information by accumulating them without practicing any kind of categorization. Losing its time wise dimension due to being sorted in one place, this accumulation implicates that boundaries and the potential of information re-shape again and again according to social experience of individual. This helpless effort to collect provokes questioning the imaginary division line between the social and the personal through the notion of knowing.










Blog Arşivi

İzleyiciler